Ana Sayfa Gündem 27 Ekim 2020

“Türkiye’nin böyle öngörülü ve dünyayı bilen siyasetçilere acilen ihtiyacı var”

Tarih 26 Ekim Pazartesi, AB Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, Almanya, İtalya, Hollanda, Yunanistan, Güney Kıbrıs…

Tarih 26 Ekim Pazartesi, AB Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, Almanya, İtalya, Hollanda, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirerek Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile dayanışma içinde olduklarını açıklayarak bu konunun AB gündemine taşınması gerektiği mesajını verdiler.

Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz 24 Ekim’de katıldığı tv programında özetle şunları kaydetmişti:

Burada sakin olmak gerekiyor.  Herşeyin üstüne birden atlamamak lazım.Türkiye’nin ABD, AB ve Türk mallarına boykot uygulayan Arap ülkeleri ile sorunları var. Türkiye haklı ama Macron’a diplomatik bir üslupla cevap verebilirdi. Macron’a karşı bu tür çıkışlar yaparak blok halinde AB’yi karşımıza alıyoruz. Şimdi diğer AB ülkeleri Erdoğan’a karşı Macron’u destekleyecekler. Konu AB gündemine taşınacak.Bu tür çıkışlarla Macron’u hem içeride hem de uluslararası alanda güçlenmesine yardımcı olunuyor dikkat etmek lazım.

Avrupa’da son 15 yılda en fazla tartışılan birkaç konu var. Birincisi yabancı düşmanlığı ve ırkçılık diğeri ise İslamofobi. Macron, AB Konseyine gittiği zaman Erdoğan’ı kimse desteklemez. Macron’u haklı bulurlar aynen Yunanistan’ı haklı buldukları gibi.

Şimdi burada Macron seçim yatırımı yaparak prim kazanmaya çalışıyor. Unutmayalım Irkçılık,İslamofobi konusundaki hassasiyetleri kaşıyarak AB de bazı ülkeler iktidara geldi. Bu iş prim yapıyor. Bunu ilk önce bilelim.

Macron Erdoğan gerginliği AB Konseyine taşınacak, Macron sanki bu işin liderliğini yapan görünüm sergileyecek. Macron buna oynuyor bunu krize dönüştürerek hem içeride büyük popülarite sağlamak rakibi Le Pen’in elindeki bütün dayanak noktalarını üstlenmek istiyor. Dışarda ise AB liderliğine oynamak istiyor.

Macron, Fransa’nın BM Güvenlik Konseyi üyeliği AB ve Afrika’daki ağırlığına güvenerek küresel bir noktaya gitmek istiyor. Bu radikallerle ben mücadele ederim bunlara ben set çekerim diyerek rol üstlenmek istiyor. Türkiye’ye karşı izlediği bu politikalarla büyük bir popülarite kazanıyor.

Macron, burada büyük oynamak istiyor.Kriz yaratarak bunu seçim fırsatına dönüştürmek istiyor.Ve ayrıca AB’de bir liderlik fırsatına dönüştürmek istiyor.

Şunu unutmamamız lazım.AB dayanışması diye bir şey var. Bunu Yunanistan ve GKRY ile ilişkilerde gördük.Burada Türkiye’den istenen provokatif dil kullanması daha sonra bu kullanılıyor.Haklıda olsak çok dikkat edilmesi lazım.

Tema Tasarım |