Ana Sayfa Yazarlar 11.07.2020 207 Görüntüleme
TEHLİKEYE DAVETİYE ÇIKARTMAK BU OLSA GEREK!

TEHLİKEYE DAVETİYE ÇIKARTMAK BU OLSA GEREK!

Bazı olumsuzlukları ancak başımıza geldiğinde idrak edip tedbirleri alan bir milletiz,

Niye mi?

Son bir haftadır ana gündemin başında Sakarya da yaşanılan Hava-i fişek patlamaları ve yaşanılanlar geliyor.

Özellikle yaz mevsiminde artan düğünlerde, açılışlarda kutlamalarda vs sözün sonu hep Hava-i fişeğ’e dayandığı görülür.

Emniyetten vs gerekli izinler alınarak yaklaşık 10 dakika görsel show adı altında en başta kuşlara, doğaya verdiği zararla, insanların hava-i fişeğin patlamasına verdiği beğeni çığlıkları ile gösteri sona erer,

CNNTÜRK de “Sanayi Rotas”ı programının yapımcılığını üstlendiğim sürece denk geldi söz konusu olan fabrikayı ziyaret etmiştim.

Canlı Yayın öncesi fabrika sahipleri, yetkilileri ile üretim alanını gezerken özellikle depolama alanında ki yığılmalar vs ürkütmüştü beni ve   o an sormuştum;  bu kadar tehlike içinde bu kadar insan gücü yerine otomasyonla daha az  insan çalışmaya indirgemeye neden gitmiyorsunuz diye,  bir patlama olduğunda alınacak tedbirleriniz nedir  diye sormuştum da…!

Aldığım yanıt basit ve ürkütücüydü. Sadece bir itfaye aracının olduğunu açıklama yapmışlardı.

O yayından bir kaç ay sonra o fabrikada ciddi bir patlama olduğunda hep  merak etmişimdir. Orada geçim derdi ve evine ekmek götürmek için çalışan insanların durumunu… , sonrasında bir kaç kez daha patlama oldu. Ve o fabrikada ama herdaim kapitalist sisteme hizmet etti faaliyetleri devam etti. faaliyetleri hep sürdü.

Geçen hafta ki büyük patlama olduğunda yaşanılan can kayıpları, çevrede yarattığı zararların ötesinde ihmalin boyutları konuşulurken yine bölgeden ihmale dayalı bir patlama haberi ile sarsıldık.  Bir hafta içinde 2. kez ciğerlerimiz yandı.

Otomasyon eksikliği ile üretime devam eden, bireysel hatalara açık olan bu tesis neden sıkı denetimlere tabii olamamıştır?  Bunun altında yatan sebep nedir derinlemesine tedbir ve önlemler neden alın mıyordu?

Bu tür bir patlama uzmanlarca yarı deprem kabul edilirken, patlayıcı yapımında mekanik sistemler kurulabilirken insan gücünde üretimde neden ısrar edilmiştir ?

3 kişinin şehit olduğu 2. Patlama sonrası birçok Büyükşehir belediyesi ve diğer belediyeler bundan sonra kutlamalarda hava-i fişek kullanmayacakları açıklamalarına başlamıştır.

Düğünlerde,  kutlamalarda olumsuz çevresel etkileri bilindiği halde ısrarla devam edilen hava-i fişek kullanımından illa büyük bir patlama sonrası mı vazgeçilmeliydi ?

Denetimlerin olduğunu bilinse de denetimin sık yapılmadığını ve bunun ihmalini, olayın faciaya dönüşmesi ile bir kez daha acı içinde gördük.

Umarım bir daha gökyüzünde o bir kaç saniye süreli ama devasa olumsuz etkileri olan bu sahte görselliğin bitiminde bıraktığı o keskin barut kokusunu bir daha duymayız, görmeyiz, hissetmeyiz.

O ve benzeri ayarda üretim yapan firmalar son patlama ile ne gibi tedbir artırıcı kararları uygulamaya sokmaya çalışacaktır gibi kafamda deli sorular var Sakarya’ da ki havai fişek patlaması sonrasında..

En basitinden samimiyetin yansıması değil midir? mutluluklar, neden zorlamaktadır. Abartıyı, ihtişamı ve de fütursuzca inadını insanoğlu…

Haklısınız cevabı ı sayfalar, saatler alacak bir soru cümlesi kurdum. Ama en azından gökyüzünde bir daha bu sahte pırıltıları görmeyeceğizi umuyorum. Milletçe  Kötü bir ders çıkarttık yalan mı?

Zira birçok büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere, kurumlar vs  açıklamaya yaparak bir daha hava-i fişek kullanmayacaklarını açıklamaya  başladı.

Sevinçler, mutluluk patlamaları bırakın kalbimizde gerçekleşsin…

Yüreklerde içten gülümsemelerimizle dolu günlerimiz olsun.

Sevgiyle kalın

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği: TV Program Yapımcısı


İlginizi çekebilir

19 Mayıs 1919’un anısına

19 Mayıs 1919’un anısına

Tema Tasarım |