Ana Sayfa
Foto Galeri
15.10.2024
Babam Az Kazanıyordu
- Babam bir iş yerinde nerdeyse karın tokluğuna çalışıyordu. Esasında çalıştığı iş yerinin patronu çok bonkör bir insandı. Ama işçisine az veren fabrika servis şeflerinden haberi yoktu… Ay sonuna doğru paramız kalmazdı. Anneciğim evin geçimini dayanıklıak amacıyla dört bir taraftan kısmaya başlardı…Bir gün eş güdümlü piyasaya gittik. Cebindeki 12 lira vardı. Bir tezgâhtan domates alacaktık. Bir ya da 2 kilo domates… Zaten et alamıyorduk… Kıyma derseniz ayda yarım kilo aldığımızda evde bayram ediyorduk. Maaş aldığı gün alıyordu babam. Maaş günü de bize bayram günü gibi geliyordu… Neyse annem piyasacıya iyilerinden olsun diye tembih etmişti..
- Annem 2 kilo kadar patates almıştı… 2 kilo kadar da kuru soğan… Şimdi de 1-2 kilo domates alacaktık…Annemle eş güdümlü piyasa yerinde bir domates tezgâhının önüne gelmiştik. Ön tarafa güzel domatesleri dizmişti piyasacı…2 kilo domates istedi, “iyilerinden olsun kardeşim?” diye de tembih etti annem. Pazarcı kese kâğıdını aldı el çabukluğu ile domatesleri koyup tarttı ve uzattı… Parasını verip üstünü aldık. Annem eline alıp bakınca şaşırmıştı. Domateslerin içersinde nerdeyse dayanıklı yoktu!.. Hepsini ezik çürük çarık doldurmuştu. Ne olacak ki çaresiz bir anne ve beraberinde da bir kız… Fiş yok, fatura yok. Kontrol yok, kontrol yok.( Kardeşim Bunlar Ne Böyle Çürük Çarık? Suratımıza bile bakmadan elinin tersiyle “hadi işine hadi” diye ukalalık etti. O an bir zabıta olsa ben şikâyet ederdim. Ama annem çaresizdi. Geri versek alacak bir tip değildi. Konuşmasını dahi bilmeyen saygısız kaba bir adam, ne bilecekti insana saygıyı, nezaketi…Elimizdeki ezik domateslerle oradan uzaklaştık. Anneciğimin mırıldandığını duydum: Sen De Satama Inşallah Elindekileri… Sen De Satama Inşallah Elindekileri… Ne olduğunu bile anlamadım… O anda 2 tezgâh gelecekte piyasacılar arasında öyle bir arbede çıktı ki şaşarsınız… Halk kıyıya kaçışmaya yetişemedi… Pazarcılar birbirine girdi. O ona, o ona ellerinde değnek can yakacak ne kadar alet varsa bi anda arbede başladı… Bizim domates aldığımız tezgâhın da varolduğu üç tezgâh arbede sırasında yerle bir olmuştu… O tezgâha sergilediği hâlde, tuhaf gurebaya vermediği al al domateslerin hepsi yere saçılmış, arbede de piyasacıların ayakları altında ezilmiş, salça olmuştu âdeta…O arbede de piyasacılardan biri yaralanmıştı. O kaba adam nasılda çaresizdi: Yardım edin… Yeğenimi yaraladılar… Ambulans çağırın!.. Az önceki o burnundan kıl aldırmayan insan gitmiş, yerine yerde yatan yeğeni amacıyla yardım ve acıma istenen bir aciz kul gelmişti…Çok geçmedi, bir ambulans geldi. Yaralıyı alıp götürdüler… Ne domatesi kalmıştı ne piyasaı? Tanrı’tan yeğenin çok ağır değildi durumu… Tanrı korusun onun da çoluğu çocuğu vardı…Bu kadar mı gönlü kırılmıştı annemin? Evet, kalbi kırılan birinin bedduasını almamak lazım… Rabbim’den bizi iyilerle ve acımali olanlarla karşılaştırmasını niyaz ediyorum…Betül TaşpınarKonya