LONDON WEATHER
Ana Sayfa Gündem 26 Ağustos 2020

CTP CUMHURBAŞKANI ADAYI TUFAN ERHÜRMAN’DAN KAMU-SEN ZİYARETİ

“İçinde bulunduğumuz bu pandemi döneminde hükümet tarafından alınan kararlarla ilgili birçok olumsuzluk yaşanmıştır.”

-

KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi, Kamu – Sen İşbirliğince Kamu – Sen binasında basın toplantısı düzenlendi.

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve Kamu- Sen Genel Başkanı Metin Atan’ın olduğu toplantıda Kamu – Sen yönetim kurulu üyeleri ve basın mensupları da yer aldı.

Gerçekleşen basın toplantısın da   Kamu- Sen G. Başkanı Metin Atan bir konuşma yaptı:

HÜKÜMETİN FİŞİ ÇEKİLMİŞTİR!

Atan; Pandemi dönemi Sağlık Bakanlığı çalışmaları ve hükümetin icraatlarına değinerek tepkilerini dile getirdi. “İçinde bulunduğumuz bu pandemi döneminde hükümet tarafından alınan kararlarla ilgili birçok olumsuzluk yaşanmıştır. Yine bu olumsuzluklara bir yenisi daha eklenerek dün tarihli Sağlık Bakanlığı tarafından alınan bir kararla baş tacı dediğimiz sağlık çalışanları yani hemşirelere yemek verilmemiştir. Kamu – Sen   olarak alınan bu kararı esefle kınıyor ve alınan kararın son derece üzüntü verici olduğunun altını çiziyoruz.  Atan “bu bağlamda hemşireler için “baş tacı dediğimiz söylem havada kalmıştır!” 6 aya yakındır pandemi döneminde Sağlık Bakanlığı tarafından alınan kararların yanlış olduğu, sendika olarak sunmuş olduğumuz önlem ve tedbirlerle ilgili önerilerimizin kaideye alınmadığını gördük”

Atan; “Sağlık Bakanlığı ve Hükümet Yetkililerinin kendileri ile işbirliği yapmak istedikleri, bunun üzerine sendika olarak sunulan önerilerinin yine hükümet tarafından kaideye alınmadığını ifade ederek, başları sıkıştığı anda kapılarının çalındığını nasıl bu sorunu çözebiliriz sorunları ile bu eylemin formel olmadığını ve bir kiriz oluşmadan da kapılarının açık olduğunu sözlerine kaydetti.”

Yakın süreçteki istihdam alınımı ile açıklamalarda bulunan Atan; hükümetin hukuka ve anayasada belirlenen eşitlik ilkesine aykırı bir tutum sergilediklerini, hükümetin yanlış aldığı kararlar doğrultusundan, doğan vijdani rahatsızlığı bu yönde kapatarak hatalar zincirine bir yenisinin daha eklendiğinin altını çizdi.

ÜLKE YÖNETİMİ SADECE KIBRIS SORUNU VE MÜZAKERELER DEĞİL!

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde “ülkeyi hem iç hem de dış politikada savunan toparlayıcı çözüm odaklı bir lidere ihtiyacımız var. Ülke yönetimi sadece, Kıbrıs sorunu ve müzakereler olmamakla birlikte ülke içinde oluşan sorunlara hızlı karar alıp, gerek Kıbrıs Türk Meclisi, gerek Bakanlar Kurulunu acil toparlayacak ve etkisini göstererek çözüm odaklı yaklaşan bir lider… “Bizim istediğimiz Cumhurbaşkanı bütün konulara iç ve dış sorunlara kapsamlı bir şekilde yaklaşım sergilemesi ve kalıcı çözüm sağlaması hususundadır.” ifadelerine yer verdi.

Genel Başkan Atan’ın konuşmalarının ardından sözü alan Erhürman aldı. Kamu-Sen yönetim kurulu üyeleri ve basın mensuplarına teşekkür ederek manifestosu hakkında açıklamalarda bulundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI SÜRECİ PANDEMİ VE EKONOMİ SÜRECİNDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLEMEZ!

Erhürman, “cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin içinde bulunulduğu pandemi ve ekonomi sıkıntılarından bağımsız değerlendirme yapmamız mümkün değil, dolayısı ile içinden geçtiğimiz süreç, bizlere bir büyük bir ayna tuttu. Bu büyük aynaya bakıldığı zaman her türlü ayrıntıyı okuyabilecek duruma geldik. Sağlık sistemimizin ne kadar sıkıntılı ve eksik yapılanmayla olduğunu, ne kadar organizasyon boşluğu olduğunu gördük. Ekonomimizin de kendi ayaklar üzerinde durmadığını, yönetmeliğe duyulan güveninin ne kadar önemli olduğunu, bu süreçte çok net bir biçimde gördük. İfadelerine yer verdi.

Erhürman pandemi dönemi 10 Mart ve 1 Temmuz arası süreç hakkında sözlerine şöyle devam etti. “bildiğimiz üzere, sağlık alanında  pandemi sürecinde yaşadığımız sıkıntılar 6 aya yakın sürdü ve sürüyor da; bu sıkıntıları baştan aşağıya çözebileceğimiz imkana sahiptik. Bu sıkıntılar çok daha öncesinden biliniyordu. Birileri bilmese de bizler sorduk ve hükümet yetkililerinden eksikliklerimiz var, onları gidereceğiz ve organize edeceğiz cevabı verildi. Bu verilen sözler yerine getirilmeden, normalleşmeye geçildi. Dolayısı ile bu 6 aylık kiriz dönemi fırsata çevrilmedi ve tatil süreci gibi geçti.” Sözleriyle bu sürece açıklık getirdi. “Hükümetin panik yaşadığını, bu paniklede, ellerinin ve ayaklarının birbirine dolandığını ve hatalar zincirine her daim yenilerini eklediklerini açıkladı.”

YOK HÜKMENDE BİR HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ!

Erhürman “hükümet tarafından yapılan hatalar zincirinin ardı ardına gelmesi yönünden eleştiride yapamadıklarını ne yönde eleştiri yapacaklarının şaşkınlığı içinde olduklarını, yakın dönemdeki istihdam eşitsizliğini de dile getirerek, “ mali kaynaklardaki sınırlılığı her daim dile getiren hükümet, bir çok insanı istihdam etmiştir. Vijdanları sıkıntıya sokacak kadar istihdam etmeleri eşitlikçi bir yapılanma değildir. Bu düşündürücüdür.” Kaynaklar hakkında, “mademki paranız var, sağlık çalışanı hemşirelerine verilmeyen yemekle mi tasarrufa gidildi.”

Öte yandan Girne limanındaki ülke içine giriş yapan 150 kişinin sağlık taraması hakkında, hükümetin iki sağlık çalışanı hemşireyi PCR testi için görevlendirmesini yetersiz sayı olarak gördüklerinin altını çizdi.

Organizasyon eksikliği ve ekonomi hakkında da açıklamalarda bulunan Erhürman,” 7500 üzerindeki işyerlerinin çalışmaya ara verdikleri, ve bu işleri bazında her birini 3 le çarparsak yaklaşık 20.000 insanın işsiz ve maaşsız olduğunu, 1000’lerin üzerinde Kıbrıslı Türk’ün işsizler ordusuna katıldığını” aynı zamanda, döviz yükselişi ile hükümet tarafından her hangi bir açıklama gelmediğini” sözlerine ekledi. “Yok hükmünde bir hükümetle karşı karşıyayız.” Vurgusunun altını çizdi.

KIBRIS TÜRK HALKI TÜM ÜLKELERDE “ÖZNE” OLMALIDIR.

Son zamanlarda dünya gündeminde olan Kıbrıs Doğu Akdeniz Hidrokarbon sorunları ile ilgili Erhürman, “iç sorunlarımız haricinde, etrafımız yani “Doğu Akdeniz” fokur fokur kaynıyor.  Bizler içerdeki sorunlarımızla doğal olarak uğraşırken, dış politikada da büyük sorunlarımız var. Dolayısı ile Doğu Akdeniz deniz yetki alanları hidrokarbon yataklarında sınırı olmayan ülkeler açısından da rekabete açık ve bu alanda bir paylaşım mücadelesi verildiği görülüyor.  Karşı taraftarlar ve aktörler Kıbrıs Sorununda ve deniz yetki alanı çerçevesinde Kıbrıslı Türkleri yok saydıkları görülüyor. Oysaki Kıbrıs Türk Halkı iki kurucu ortaktan biri gerek ada üzerinde gerekse etrafında hak sahibi… aksi taktirde yaşanan gelişmeler noktasında Kıbrıs Türk Halkı “ÖZNE” olma pozisyonunu hiçbir ülkede sağlayamıyor. Şuandaki yönetsel kadrolarda bu girişimin olmadığı görülüyor. O yüzden bu Cumhurbaşkanlığı seçimi; zamansal olarak örtüştü. Biz de o yüzden özetle şunu söylüyoruz. Artık Kıbrıs Sorununun bir an önce siyasi eşitlik temelinde ekonomi, spor ticaret alanında dışarıya açılması ambargo ve izolasyonun kalkması yönündedir. Bununla birlikte, iç politikada sürdürülebilir kararların alınması, Kapalı Maraş’ın açılması konusunda hızlı ve doğru hamlelerin atılmasıdır. “Cumhurbaşkanı aday adayı ve bir hukukçu olarak yeni dönemde yarım kalmış işleri ele alarak geniş kapsamlı sonuç odaklı sürdürülebilen çalışmalarımızla tamamlayıcı ve toparlayıcı olmak ve  Kıbrıs Türk Halkı için görev yapmaktır.”

Tufan Erhürman Kimdir? (1970 Doğumlu), Kıbrıslı Türk siyasetçi, akademisyen, hukukçu ve diplomat… Kamu Hukuku alanında akademisyenlik yapan, 2008-2010 yılları arasında Kıbrıs Sorunu müzakerelerinde görev alan, 1999-2004 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığında görev alarak, Türkiye’de Ombudsman makamının tescil edilmesinde rol oynayan, KKTC’de  2013 yılı itibari milletvekili   aynı zamanda, 13 Kasım 2016 tarihinden itibaren Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanıdır. 2 Şubat 2018 tarihinde KKTC Başbakanı görevinde de bulunmuştur.

KGK  Hülya ÖZKOYUNCU 

Tema Tasarım |