Ana Sayfa Gündem 4 Temmuz 2021

Vatan ve Hürriyet Partisi ile Polis emeklileri basın açıklaması “polislerimize sahip çıkın.”

Kıymetli Basın Mensupları, Saygıdeğer Katılımcılar; Bugün burada, son zamanlarda hızlı bir şekilde artış gösteren ve bizleri derinden…

Kıymetli Basın Mensupları, Saygıdeğer Katılımcılar;
Bugün burada, son zamanlarda hızlı bir şekilde artış gösteren ve bizleri derinden yaralayan ve üzen polis intiharları ile ilgili düşüncelerimizi açıklamak üzere Vatan ve Hürriyet Partisi ile Polis emeklileri Hak arama portalları ve polis emeklilerinin sesi medya gurubu sosyal medya platformları olarak toplanmış bulunuyoruz.

Polis teşkilatımız kurulduğu günden bu yana devletin bölünmez bütünlüğü, vatanın bekası, milletin huzur ve güvenliği için gece – gündüz, soğuk – sıcak demeden çalışan. “Canıyla, kanıyla devleti, vatanı, milleti ve bayrağı için gerektiğinde ölüme bile gözünü kırmadan koşan polislerimize sahip çıkmak vicdan ve sorumluluk sahibi her bireyin görevi olmalıdır diyoruz.

Geçen yıl 80 civarı Polisimizin intihar ettiği, bu yıl haziran ayı itibariyle 50 Polisimizin intihar ettiği, 50 intiharın 23 ü son bir ay içerisinde olduğu bilinmektedir. Bu çok vahim ve ciddi olarak ele alınması gereken bir konudur. Bu nedenle Emniyet Genel Müdürlüğünün harekete geçmesi, oluşturulacak profesyonel bir kurul ile intiharlara neden olan sebeplerin araştırılması ve tespit edilen aksaklıkların ivedilikle giderilmesi önemlidir.

İntiharlardan sonra yapılan açıklamalarda temel neden olarak genellikle ailesel ve çevresel olmak üzere dış etkenlere bağlanmaktadır. Gerçekte olan ise personel üzerinde sürekli olarak sistematik bir şekilde mobbing ve baskıların olduğu bu baskıların iş ile alakalı olmadığı bir çoğunun keyfi davranışlar, ben yaptım oldu mantığındaki dayatmadır.

Özellikle son yıllarda artan amir ihtiyacını karşılamak üzere alınan ve kısa bir eğitimden sonra mesleğin hiyerarşisini, işleyişini meslek etiğini kısaca Polislik gibi kutsal bir mesleğin ne ifade ettiği öğretilmeden ataması yapılan amirler polislik mesleğini çekilmez bir hale getirdiler.

Polislerimizin üzerlerindeki baskı ve mobbing daha Polis Okullarında “Mesleğiniz pamuk ipliğine bağlı, Amirinizin iki dudağı arasındadır” denilerek ve bu söylemin göreve başlanıldığında da sürekli devam ettirilmesi ile polislerimizin öz güvenli bir şekilde görev yapmasını engellemektedir.

Polislerimiz mesleğe başlamadan önce her türlü bedensel ve ruhsal psikolojik testlerle sağlıklı olduklarını belgeleyerek mesleğe başlıyorlar. Göreve başladıktan sonra hangi şart ve durumlarla karşılaşıp en temel hak olan Yaşam haklarından vazgeçip intihar ederek yaşamlarına son veriyorlar. İntiharların artık birer sayı ve istatistik olarak görülmesinden vazgeçilerek Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulacak bağımsız bir kurul ile araştırılması yaşam hakkının korunması için önem arz etmektedir.Başta düzensiz çalışma şartları, karşılıksız yapılan fazla mesai, mobbing ve baskılar, ben yaptım oldu mantığı dayatılması, 12-24 gibi insan fizyolojisine aykırı çalışma sistemi, 12-12 gibi aile ve sosyal hayatı tamamen bitiren çağ dışı çalışma sistemi, yeterli istirahat ve dinlenme hakkının verilmemesi, çalışılan fazla mesai süresinin belirsizliği ve fazla mesai ücretinin ödenmemesi, sıralı amirlerin birçoğunun personel sorunlarına duyarsız kalması, mesleğin sadece amir mesleği haline getirilmesi, meslek üzerinde bir türlü bitmeyen siyasal baskı, iletişimin tek yönlü yukarıdan aşağıya uygulanması Polislerimiz üzerinde baskıyı arttırmıştır.

Salgında sağlık personeli ile aynı özveride görev yapan Emniyet mensuplarımız her türlü suçluyla, virüs olup olmadığını bilmeden yakın temasla çalışmak zorunda kaldı. Gözle görülür bir şekilde Polislerimiz Covid virüsüne karşı da savunmasız ve baş başa bırakıldılar.

Tüm kurumların en üst amirleri, personelini esnek çalışma saatleri doğrultusunda çalıştırırken Polislerimizin mesaileri esnetilerek ek görevleri artarak çalışmışlardır. Polislerimiz için bırakalım korumacılığı aksine çalışma saatleri ve görev alanları çoğaltılarak çalıştırılmışlardır.

Emniyet Mensuplarının çalışma saatleri her ne kadar 8/24 sistemi ile çalışacağı basında yer almış olmasına rağmen bırakılan keyfiyet sonucu, uygulamaya geçmediği gibi mevcut çalışma sistemine salgın denetleme tedbirleri, vefa grubu görevlendirmeleri, il ve ilçe girişleri, hafta sonu görevleri, park bahçe görevlendirmeleri, geceye gelecek veya geceden çıkan personele ek görevler yazılmıştır.

657 Sayılı Devlet Memuru Kanununda yazılı haftada 40 saatten en az 20-30 saat fazla çalışmasına rağmen bu çalışmasının değerlendirilmeyip, sosyal ve ekonomik olarak karşılığı da verilmemektedir.Yine Mesleklerinin sonuna yaklaşmış, emekliliği gelmiş ve geçen personelin zorunlu ikinci şarka gönderilmesi, bu durumda olan Polislerimizin aile ve sosyal hayatını olumsuz etkilemekte, eş ve çocuklara da yansımaktadır. Geçmiş yıllara göre azaltılan şark ili sayısına rağmen ısrarla evlerin dağılmasına yuvaların yıkılmasına sebebiyet veren bu durumun tekrar gözden geçirilerek Polislerimizin lehine bir düzenleme yapılmalıdır.

Polislerimizin mesleklerinin son zamanlarında emekliliklerine kısa bir süre kala yaşamlarını, sosyal hayatlarını ve çocuklarının eğitim durumlarını alt üst edecek bu uygulamaya lütfen son verin.

Yapılması gerekenler başta Anayasa’nın 18. Maddesinde yer alan Angarya yasaktır, ifadesinin Polislerimiz içinde istisnasız uygulanması, Anayasa’nın 55. maddesinde yer alan “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” der bu madde Emniyet Hizmetleri Teşkilatı çalışanları için de uygulanmalıdır.

Amir baskı ve keyfiyetinin sonlandırılarak Anayasa, Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerin uygulanmasının sağlanması,
Emniyet Hizmetleri sınıfına mensup çalışanların Sendikal faaliyetlerinin önünde bulunan engellerin kaldırılması,
Haftalık çalışma süresinin 40 saat ile sınırlandırılması, yapılacak olan fazla çalışmanın karşılığı saat başı olarak ödenmesi veya çalışılan her 8 saate 1 gün izin verilmesi, Mobbingler ile ilgili şikayet mekanizmasının sağlıklı bir şekilde oluşması ve hata yapan, yanlış yapan amir koruyuculuğundan vazgeçilmesi, Polis Vazife ve Selahiyetlerinin Kanunu’nun 4. Maddesinde yer alan “Polis vazifesinden başka bir işte kullanılamaz amir hükmü gereğince Polislerimiz kendi görev alanları dışında başka bir işte görevlendirilmemesi, Defalarca sözü verilen 3600 ek göstergenin eğitim şartı aranmaksızın tüm personele verilmesi, Çalışırken ödenen aile yardımının emeklilikte de ödenmesi ve Emniyet Hizmetleri Tazminatının en az 100 de 40 ı emekli maaşlarına yansıtılmalıdır.
Sosyal hakları ile ilgili damgalanma korkusu olmadan çalışanlar düşüncelerini hür bir şekilde ifade edebilmelidir.
Psikolojik destek, amir ve memur olmak üzere tüm çalışanlara sistemli bir şekilde uygulamaya konulmalıdır.

Devletimizi yönetenlerin bunlar birer Fatih, birer Alpaslan birer Kahramanlardır söyleminin sözde kalmaması ve somut bir kavrama dönmesi önemlidir. Emekli olan personel maaş yetersizliğinden dolayı 60 lı yaşlarında gece bekçiliği, sokaklardan plastik, kağıt toplama gibi kimileri de yaşlarına rağmen olmayacak işlerde çalışmaktadır.
Lütfen Fatih’leri, Alpaslan’ları, Kahramanları namerde muhtaç etmeyin.
Adaletin ilk kapısı, sokaktaki kimsesizlerin kimsesi, mağdurların, mazlumların korunağı polislerimize sahip çıkın. Şimdi sıra sizde, Polisimiz avazı çıktığı kadar İMDAT diyor, bu çağrıya koşma sırası sizde kahraman polislerimize sahip çıkın.

VATAN VE HÜRRİYET PARTİSİ
Yalçın Doğan
Genel Başkan

Tema Tasarım |